top of page

Sağlıklı Bina Tasarımı

Sağlıklı bina tasarımı, insan sağlığını, konforunu ve refahını artırmak için binaların tasarımı ve yapımında kullanılan yaklaşımların bir bütünüdür. Bu yaklaşım, insan sağlığını ve konforunu en üst düzeyde tutmak için iç mekan hava kalitesi, doğal aydınlatma, akustik performans, sıcaklık ve nem kontrolü gibi faktörleri göz önünde bulundurarak bina tasarımı ve yapımını ele alır.


Sağlıklı bina tasarımı, sadece fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sağlığı da göz önünde bulundurur. Bu yaklaşım, bina sakinlerinin mutluluğunu artırarak, stres ve anksiyete seviyelerini düşürerek ve verimliliği artırarak olumlu bir etki yaratır.



Sağlıklı Bina Tasarımı Nedir?


USGBC’ye göre sağlıklı bina, çevreye duyarlı ve kaynakları verimli kullanan bina konseptlerine ek olarak insanın fiziksel, psikolojik ve sosyal sağlığını, refahını ve performansını da destekleyen yeni nesil yeşil bina olarak görülebilir. Araştırmalara göre çağımızda zamanımızın %85’ten fazlasını iç mekanlarda geçiriyoruz. Bu da yaşadığımız mekânın sağlıklı koşullar sunmasını daha da kritik hale getiriyor. Öte yandan ise hasta bina sendromunun kronik akciğer hastalıklarına, psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıklara sebep olduğu çeşitli araştırmalarla ortaya konmuştur.


Sağlıklı bina tasarımı, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve çevresel sürdürülebilirlik gibi konuları da içerir. Bu, binaların enerji tüketimini ve çevresel etkisini azaltarak sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adımdır.


Sağlıklı Bina Tasarım Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?


Sağlıklı bina disiplinler arası bir konudur. Bütünleşik bina tasarım yaklaşımıyla tasarım sürecini yürütmek, iş birliğini teşvik ederek ve ekibin hedefler, planlar ve çözümler geliştirmesine yardımcı olabilir. Tasarım ekibi; işletmeciler, mimarlar, inşaat mühendisleri, elektrik mühendisleri, makine mühendisleri sağlık uzmanları ve halk sağlığı uzmanları gibi paydaşlardan oluşabilir.


Sağlıklı Bina Tasarımının Temelleri


Harvard Üniversitesine göre Sağlıklı Binanın 9 Temeli şu şekildedir: Hava Kalitesi, Termal Konfor, Nem Kontrolü, Toz ve Haşere Kontrolü, Emniyet ve Güvenlik, Su Kalitesi, Akustik Konfor, Aydınlatma ve Manzara, Havalandırma.

 

İç Mekân Hava Kalitesi


Literatürde pek çok çalışma iç mekân hava kalitesinin sağlıklı tasarımındaki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Benzer şekilde LEED v4 kılavuzu, iç mekân hava kalitesinin "bina sakinlerinin güvenliğini, üretkenliğini ve refahını korumada en önemli faktörlerden biri" olduğuna dikkat çekiyor. Araştırmalara göre düşük iç hava kalitesine sahip binalar astım, asbestozis ve akciğer kanseri gibi çeşitli kronik akciğer hastalıklarına katkıda bulunabilir. Aynı zamanda psikolojik halsizlik hissini güçlendirebilir.


İnşaat malzemeleri, iç mekânda kullanılan zemin, duvar, tavan kaplamaları, mobilyalar, halılar, perdeler, oda spreyleri, temizlik ürünleri, boyalar, baskı, döşeme ve cila ürünleri sağlığa zararlı uçucu organik bileşikler (VOC'ler) ve yarı uçucu bileşikler (SVOC'ler) kaynağı olabilir. Bu sebeple malzeme seçimlerinin dikkatle yapılması gereklidir. Sertifikalı ürünler ya da malzemelerin içerikleri de incelenerek sağlık dostu malzemeler tercih edilebilir.


Püf Noktası: Malzemenin sadece kendisi değil, o malzemenin montajı için gerekli diğer malzemeler de incelenmelidir. Örneğin; duvar kâğıdı ile birlikte duvar kağıdının yapıştırıcısının da VOC ya da SVOC içermemesine dikkat edilmelidir.


Toz ve Zararlılar


Bir yetişkin günde 100 mg, bir çocuk ise günde 200 mg’a kadar ev tozu yutar. Bu durum ortamdaki VOC, böcek ilaçları ve alerjenlere maruz kalmayı arttırır. Yüksek verimli filtre vakumlarının kullanılması ve hava temizleyicilerinin kullanımı solunum sorunlarına neden olan partiküllerini giderebilir.


Nem ve Rutubet


Standartlarda tavsiye edilen iç mekandaki nem oranı %30 ila %50 aralığıdır. Yalıtımı doğru yapılmamış binalarda su, nem ve buhar yapıya sirayet ederek kötü iç mekân hava kalitesine ve küf oluşumuna sebep olur. Su, nem ve buhar izolasyonunda doğru tasarım kadar doğru uygulama da son derece kritiktir.


Havalandırma


İç mekân havalandırma oranları, havadaki kirleticileri seyrelterek iç mekân kirleticilerini, kokuları ve havanın algılanan tazeliğini etkiler. Yapılan çalışmalar ASHRAE 55-2017 standardına (minimum 8,3 L/sn/kişi) kıyasla daha yüksek havalandırma oranı sağlanmasının hasta bina semptomlarını azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda bina kullanıcılarının verimliliğini arttırdığını gösteriyor.


Dış ortamdaki hava kalitesi de göz önüne alınarak mümkün olduğu kadar doğal havalandırma sağlamak öncelikli olmalıdır. Doğal havalandırma tasarımı sadece açılır pencerelere sahip olmakla ilgili değildir. Pencerelerin rüzgâr yönlerine göre konumları ve ebatları, operasyonu çok kritiktir.


Doğal havalandırma sağlanamayacak ölçekteki binalarda ise teknik imkanlar doğrultusunda binada konforu artırmak için havalandırmanın ısıtma ve soğutma sisteminden bağımsız tasarlanması önerilir. Doğru tasarlanmamış mekanik havalandırma ve iklimlendirme sistemleri lejyoner hastalığı gibi istenmeyen hasta bina semptomlarına sebep olabilir.


Termal Konfor


Termal konfor; hava sıcaklığı, nem, hava hızı, metabolizma hızı, aktivite ve giyim gibi çeşitli faktörlerden etkilenir. Termal koşullar öğrenmeyi, bilişsel performansı, görev tamamlamayı, hastalık bulaşmasını ve uykuyu etkiler. Standartlar her ne kadar insanların %80’i için uygun koşulları kurgulamış olsa da gerçek başarı her binanın kendi kullanıcısı için termal konforun sağlanabilmesidir. Konfor arayışımız yaş, cinsiyet, aktivite ve giyimimize bağlı olarak farklılık gösterebilir.


Termal konforun biyo-iklimsel mimari stratejiler ile sağlanması hem enerji verimliliğini hem de sağlıklı iç mekân hava kalitesinin en önemli unsurudur. Bir mekânın termal konfor tasarımı iklim, yapı kabuğu, yalıtım, malzeme, pencere konum ve ebatları, yönelim ve daha pek çok kriterin detaylı analiz ve hesapları neticesinde yapılabilmektedir.


Akustik Konfor


Gürültü kirliliğinin etkileri arasında ruh sağlığı rahatsızlığı, stres, tansiyon, işitme bozukluğu, konuşma anlaşılmazlığı, uyku bozukluğu, fizyolojik işlevsel bozukluklar, akıl hastalığı ve performans kayıpları yer alır. Akustik konfor aynı zamanda mahremiyet konforunu da içerir. Yan odadan, komşudan ya da dışarıdan gelen ya da giden sesler kullanıcıyı tedirgin eder. Doğru malzeme seçimleri ve peyzaj tasarımı hem ekonomik hem de konforlu sonuçların anahtarıdır.


Su Kalitesi


Su inorganik kimyasallar, organik kimyasallar ve mikroorganizmalar tarafından kirlenebilir. Dünya Sağlık Örgütü, suyla bulaşan hastalıkları, özellikle gelişmekte olan ülkeler ve çocuklar için dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biri olarak görmektedir. İyi tasarım ile suyun kullanım, bakım, temizlik, sıcaklık kontrolü ve durgunluğun önlenmesi mümkündür.


Suyun temizliğinin yanı sıra su kaynaklarının verimli ve duyarlı kullanımı da çağımızda kritik öneme sahiptir. Bu sebeple gri su geri dönüşümü, biyolojik arıtma, filtrasyon, yağmur suyu hasadı gibi sistemlerin kurgulanması çevre duyarlılığının bir parçası haline gelmiştir.


Emniyet ve Güvenlik


Araştırmalara göre güvenlik endişeleri, fiziksel aktivite miktarını azaltarak sakinlerin zihinsel ve fiziksel sağlığını etkiler. Mekân tasarımında dışarıdan gelecek etkilere karşı güvenliğin sağlanmasının ve iç mekânda kazaları önleyecek emniyet tedbirlerinin tasarlanması oldukça önemlidir. Bu tedbirler kimi zaman iş sağlığı ve güvenliğinin temeli, kimi zaman bir çocuğun kurtarıcısıdır. Güvenlik tasarımı erişim kontrolü, mahremiyet, alarm, kamera vb. uygulamaları kapsarken; emniyet tedbirleri mobilyaların sabitlenmesinden, sivri köşelerin yok edilmesine günlük hayatta ve depremde koruyucu pek çok adımı içerir.


Aydınlatma ve Manzara


Gün boyunca ışığın türü ve zamanlaması sirkadiyen ritimleri ve insan fizyolojisini etkiler. Doğal aydınlatma, yani günışığını mekanların içine almak hem estetik açıdan hoş hem sağlıklı hem de enerji verimli bir çözümü bir arada sunar. Bununla birlikte aydınlatma tasarımında kullanılan ışığın rengi ve parlaklığı yapı kullanıcılarının ruh halini, performansını, yorgunluğunu/zindeliğini, konsantrasyonu, göz rahatlığını ve gece uyku kalitesini etkiler.


Öte yandan ışık kadar önemli diğer bir unsur ise görsel ufkumuz olan manzaralardır. Örneğin, literatürdeki çalışmalara göre yeşil manzaralara bakmak, dikkati ve stresten kurtulmayı önemli ölçüde artırabilir.

113 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page